Kaygı Bize Ne Anlatmaya Çalışıyor Olabilir?
Kaygı çoğu zaman yalnızca hoş olmayan bir duygu olarak deneyimlenir. Ondan kurtulmak, onu bastırmak ya da bir an önce geçmesini istemek oldukça anlaşılabilir olabilir.
Ancak bazı zamanlarda kaygı, yalnızca ortadan kaldırılması gereken bir belirti olmaktan daha fazlasını ifade edebilir.
Yaklaşan önemli bir görüşmeden önce, bir ilişkinin belirsizleştiği dönemlerde ya da hayatımızda önemli bir değişiklik yaşanırken kaygı hissedebiliriz. Bazen ise ortada belirgin bir neden yokmuş gibi görünse bile içimizde sürekli bir huzursuzluk, tetikte olma hali ya da kötü bir şey olacakmış hissi eşlik edebilir.
Kaygının her zaman tek bir nedeni olmayabilir. Bazen bugünün koşullarıyla ilişkili olabilir, bazen de daha eski deneyimlerle birlikte anlam kazanabilir.
Kaygı Her Zaman Tehlikenin Kendisinden Kaynaklanmayabilir
Kaygı, çoğu zaman zihnimizi olabilecek en kötü senaryolara yöneltebilir. Henüz gerçekleşmemiş bir konuşmayı defalarca düşünebilir, küçük bir belirsizliği büyük bir tehdide dönüştürebilir ya da kontrol edemediğimiz ihtimaller üzerinde uzun süre durabiliriz.
Bazı zamanlarda ise kaygının yoğunluğu, içinde bulunduğumuz durumla tam olarak örtüşmüyor gibi hissedilebilir.
Bunun nedeni, kaygının yalnızca bugüne değil, geçmişte yaşanan deneyimlere de eşlik ediyor olabilmesi olabilir. Daha önce yaşanan incinmeler, kayıplar ya da belirsizlikler, bugün benzer hislerle karşılaştığımızda kaygının daha yoğun yaşanmasına katkıda bulunabilir.
Bu, geçmişin bugünü belirlediği anlamına gelmez. Ancak geçmiş deneyimler, bugün yaşadıklarımızı nasıl algıladığımızı ve onlara nasıl anlam verdiğimizi etkileyebilir.
Kaygıyla Sürekli Mücadele Etmek Onu Daha da Güçlendirebilir
Kaygı hissetmek rahatsız edici olabilir.
Bu nedenle birçok kişi onu bastırmaya, görmezden gelmeye ya da zihninden uzaklaştırmaya çalışabilir. Kimi zaman sürekli meşgul olmak, kimi zaman her ihtimali önceden planlamak ya da sürekli güvence aramak, kaygıyla baş etmeye yönelik yollar haline gelebilir.
Bu çabalar kısa süreli bir rahatlama sağlayabilir. Ancak bazen kaygının neden ortaya çıktığını anlamaya çalışmak yerine yalnızca ondan kaçınmaya odaklanmak, döngünün sürmesine de katkıda bulunabilir.
Terapide Kaygı Yalnızca Azaltılmaya Çalışılan Bir Belirti Değildir
Terapi, kaygıyı tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen bir süreç olmak zorunda değildir.
Bazen daha önemli olan, kaygının ne zaman ortaya çıktığını, hangi durumlarda yoğunlaştığını ve kişinin yaşamındaki hangi deneyimlerle ilişkili olabileceğini birlikte merak edebilmektir.
Kaygı her zaman bize tek bir şey söylemez. Ancak bazen dikkatimizi ihtiyaçlarımıza, ilişkilerimize, belirsizliklere ya da uzun zamandır görmezden geldiğimiz duygulara yönelten bir işaret olabilir.
Kaygıyı yalnızca susturulması gereken bir duygu olarak görmek yerine, onu anlamaya çalışmak zamanla kendimize farklı bir yerden yaklaşabilmemizi de mümkün kılabilir.
Eğer Toronto'da yüz yüze ya da Ontario ve Alberta genelinde online bireysel veya çift terapisi düşünüyorsanız, birlikte çalışmanın sizin için uygun olup olmadığını değerlendirmek üzere 15 dakikalık ücretsiz bir ön görüşme planlamak için benimle iletişime geçebilirsiniz.