İki Kültür Arasında Yaşamak

Farklı bir ülkeye taşınmak yalnızca yeni bir hayat kurmak anlamına gelmez. Çoğu zaman, iki farklı kültür arasında kendimize ait bir yer bulmaya çalışmayı da beraberinde getirir.

Bir yandan yeni bir dile, yeni ilişki biçimlerine ve farklı beklentilere uyum sağlamaya çalışırken, diğer yandan büyüdüğümüz kültürün değerlerini, alışkanlıklarını ve ait olma duygusunu da yanımızda taşımaya devam edebiliriz.

Zamanla kişi kendisini iki kültür arasında gidip geliyormuş gibi hissedebilir. Bazen hiçbir yere tam olarak ait değilmiş gibi, bazen ise iki farklı dünyanın bir parçasıymış gibi.

İki Kültür Arasında Kalmak Çelişkili Duygular Yaratabilir

Göç deneyimi yalnızca fiziksel bir yer değişikliği değildir.

Aynı zamanda alışık olduğumuz çevreden, ilişkilerden, günlük yaşamın tanıdıklığından ve bazen de kendimizi ifade etme biçimimizden uzaklaşmayı içerir.

Yeni bir ülkede yaşam kurmak heyecan verici olabilir. Bununla birlikte özlem, yalnızlık, suçluluk ya da geride bırakılan insanlara karşı sorumluluk hisleri de bu deneyime eşlik edebilir.

Bu duyguların bir arada yaşanması olağandışıdır demek doğru olmaz. Bir insan hem bulunduğu yere alışmaya başlayabilir hem de geride bıraktığı hayatı özleyebilir.

Ait Hissetmek Her Zaman Kolay Olmayabilir

İki kültür arasında yaşamak bazen kişinin kendisini farklı ortamlarda farklı yönleriyle ifade etmesine neden olabilir.

Bir dilde daha rahat hissedilen duygular, başka bir dilde aynı şekilde ifade edilemeyebilir. Aile içinde doğal gelen bazı davranışlar, yaşanılan toplumda farklı karşılanabilir. Zamanla kişi nerede ve nasıl davranması gerektiğini sürekli düşünürken bulabilir kendini.

Bu durum her zaman belirgin bir çatışma yaratmayabilir. Ancak bazen kişinin kendisini tam olarak anlaşılmamış ya da hiçbir yere bütünüyle ait değilmiş gibi hissetmesine katkıda bulunabilir.

Terapi Bu Deneyimi Birlikte Düşünmek İçin Bir Alan Sunabilir

Terapi, göç deneyimini yalnızca uyum sağlanması gereken bir süreç olarak ele almak zorunda değildir.

Bazen daha önemli olan, iki kültür arasında yaşamanın kişinin kimlik duygusunu, ilişkilerini ve kendisiyle kurduğu ilişkiyi nasıl etkilediğini birlikte anlamaya çalışmaktır.

Göçmen olmanın tek bir doğru deneyimi yoktur. Bazı insanlar için yeni bir başlangıç hissi ön plandayken, bazıları için geride bırakılanlara duyulan özlem daha belirgin olabilir. Çoğu zaman ise bu duygular aynı anda var olabilir.

İki kültür arasında yaşamak bazen yalnızca iki farklı yere ait olmakla ilgili değildir. Aynı zamanda zaman içinde bu iki deneyimi kendi yaşam öykümüz içinde nasıl bir araya getirdiğimizi de anlamaya çalışmakla ilgilidir.

Eğer Toronto'da yüz yüze ya da Ontario ve Alberta genelinde online yetişkin veya çift psikoterapisi düşünüyorsanız, aklınızdaki soruları konuşmak ve birlikte çalışmanın uygun olup olmadığını değerlendirmek için 15 dakikalık ücretsiz bir ön görüşme planlamak üzere benimle iletişime geçebilirsiniz.


Next
Next

Her Şeyi Kontrol Etmeye Çalışmak Neden Yorucu Olabilir?